...

Kordon Kanı Nedir ? Doğum Sonrası Kordon Kanı Neden Saklanmalıdır ?

Kordon Kanı Nedir ? Doğum Sonrası Kordon Kanı Neden Saklanmalıdır ?

KORDON KANININ SAKLANMASI GERÇEKTEN GEREKLİ Mİ?

Kordon Kanı, doğumdan sonra, göbek kordonu ve bebeğin eşi dediğimiz plasenta üzerinde kalan kandır. Mükemmel derecede zengin bir kök hücre kaynağı olup, başta kan kanserleri olmak üzere pek çok hastalığın tedavisinde kullanılabilmektedir.

İleride, bebekleri kanser olur endişesiyle bebeklerinin kordon kanını saklatmak isteyen çiftlere verilen cevap genellikle oldukça uzun ve teknik bilgilerle doludur. Bununla birlikte, bu sorunun en kısa cevabı; her şey tam açıklığa kavuşturulmuş olmasa da halen ve gelecekte hayat kurtarıcı yararları olabilecek potansiyelde bir yatırımdır.

Bu gün için, allojenik ( kişinin kendisinden alınmamış, üçüncü şahıslardan alınan) hemopoetik kök hücre naklinin kullanılabileceği hastalıkların listesi aşağıdadır;

Allojenik kök hücre tedavisini gerektiren kanser dışı hastalıklar

  • Konjenital veya idiyopatik aplastik anemi
  • Orak hücreli anemi
  • Majör talasemi
  • Fancomi anemisi
  • Blackfan- diamond sendromu
  • Metabolik depo hastalıkları

Allojenik kök hücre tedavisini gerektiren habis hastalıklar

  • Akut miyeloid lösemiler
  • Akut lenfoblastik lösemiler
  • Kronik myeloid lösemiler
  • Miyelodisplastik lösemiler
  • Nöroblastoma

Kordon kanı neden önemlidir?

  • Elde edilmesi en kolay, zahmetsiz kök hücre kaynağıdır. Bu hücreler eritrosit, lökosit, trombosit gibi kan ve kan hücrelerini yapma yeteneğine sahiptirler.
  • Kordon kanı kök hücreleri daha genç ve güçlüdürler.
  • Uzun yıllar saklanabilmektedir.
  • İhtiyaç duyulduğunda kullanıma hazırdır.
  • Bir hastalık tedavisi için kök hücre nakli gerektiğinde alıcı ve verici arasında tam doku uyumu gerekirken; kordon kanı kök hücreleri kısmi uyum gösterse bile kullanılabilmektedir. Bu nedenle aile içi kullanım olasılığı daha yüksektir.
  • Nakil sonrasında alıcıda bağışıklık sisteminde olumsuz reaksiyon gösterme olasılığı düşüktür.

Göbek kordonu kanının hemopoetik sisteme ait kök hücreleri barındırdığının keşfedilmesinin üstünden yaklaşık 30 sene geçti. Ve bu zaman zarfında anlaşılmıştır ki, kök hücrelerin donorden alınan kemik iliğine kıyasla avantajları artık çok nettir. Kemik iliğine kıyasla çok kolay ulaşılabilmesi ve doku uyumu sağlama oranının da çok yüksek olması büyük önem taşımaktadır. Kordon kanındaki hücrelerin immunolojik immatüritesi ve kemik iliğine kıyasla kordon kanında çok daha yüksek oranda kök hücre bulunması da bu önemi arttırmaktadır.

Bu kadar belirgin avantajlar dikkate alındığında kordon kanı ya da asıl olarak kök hücre saklanması olayı haklı olarak önem kazanmaktadır. Ülkemizde de bir çok ülkede olduğu gibi saklama programları özel teşebbüsler tarafından başlatılmış ve devam etmektedir. Ancak gönül ister ki; bu işlemler, hükümetlerin sağlık politikaları içinde ulusal kordon kanı bankaları oluşturulurak yürütülsün ve bu kan bankalarında saklanacak kök hücreler, nakil için gerek donör gerekse ekonomik koşullar yüzünden çaresizce bekleyen tüm hastalar için kullanılsın.

Kök Hücre ( Kordon Kanı ) Saklanmalı mıdır ?

Kişisel olarak da olsa kordon kanı ya da kök hücre saklatmanın mutlaka ki yararları olabilecektir. Bu yararlar gerek şu an mevcut bilinen hastalıklar ve gerekse de çok hızlı ilerleyen genetik bilimi sayesinde, gelecekte tedavi potansiyeli taşıyan diğer bir çok hastalık için geçerli olacaktır. Bu nedenle bir çok hekim bu konuya pozitif yaklaşmaktadır.

Tüm bu yararlarla birlikte, kordon kanı ya da kök hücre saklamanın beraberinde getirdiği bir kısım sorular da vardır. Örneğin, hayatın akışı içinde habis değişiklikler göstermiş olan aynı kök hücrelerin, tedavi amaçlı naklinin, şu anki bilgiler ışığında ne gibi sonuçlar doğuracağı bilinmemektedir. Ayrıca, henüz ülkemizde çok fazla gündeme getirilmeyen başka bir konu da etik sorunlardır. Saklanan hücrelerin sahibi, harcamayı yapan aile mi yoksa kanın sahibi bebek midir ? İlerde aile fertlerinden birden fazlası için kullanım gerekliliği duyulduğunda hukuken kimin önceliği olacaktır? Üçüncü şahıslara nakil için kimin izin vereceği konusu da etik konulara önem veren ülkeler için çok büyük tartışma konusudur. Kadın doğum uzmanlığı ahlaki kararlar verecek veya finansal danışmanlıklar yapacak bir konumda değildir. Ancak, kordon kanının saklanması konusunda sorularla karşı karşıya kalan her doktor, hasta ailelerine, sağlıklı karar verebilmelerine yardımcı olacak teknik bilgiyi verecek dağarcığa sahip bulunmalı ve bu konuda istekli olmalıdır.

Hatta ülkemizde ve dünyada insanlara yardım etmek ve bundan ticari yarar sağlamak amacı ile Kordon kanı bankası bile oluşmuş durumdadır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

1 Yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?